13 Haziran 2012 Çarşamba



Benim sana yazdıklarımı okumak iyi geliyor,ikimize de.Birbirimizi hala her gün bir kez olsun düşünmezsek,kendi elimizden çıkmış,dudaklarımızdan dökülmüş bir cümle okumazsak,duymazsak günler sanki eksik geçiyor.Ben öyle hissediyorum diye sen de öyle hissedeceksin değil ya ama bir parçam,küçük,çok küçük bir parçam seni hala hissedebiliyor.Hala biliyor seni.Belki de sadece ben uyduruyorum.

Yaşadığım bir hayatım var.Gülümsediğim insanlar,sevdiklerim,yürüdüğüm yollar,baktıklarım,gördüklerim,mekanlar,evler,cafeler,seyahatler,anılarım var.Hepsinin yanında,bir de sen varsın.Hiç bitmedin,hiç azalmadın.Hiç de çoğalmadın ama hiç değişmedin.Hep hayatımın bir köşesinde,okuduğum kitabın son sayfasında,yürüdüğüm sokağın arnavut kaldırımlarında,içtiğim kahvenin kenarında kalmış izde,gökyüzüne baktığımda gördüğüm bulutun şeklinde,içtiğim suyun serinliğinde,yaptığım bir yemeğin tadında,havaya karışmış uzak bir kokuda ya da elimi dudaklarına götüren bir insanın suratında...Sen hep varsın.Bir şarkı duyduğumda dolan gözlerimde,sızlayan burnumda,parmaklarımın ucunda,gözyaşlarımla boynumda,nefesimle dudaklarımda.Hiç gitmedin.Hiç gidemedin sanki.Sana vazgeçemeyeceğimi söylemiştim,sana vazgeçmeyeceğimi söyledim.Sen benden nefret edene kadar,sen tüm kalbinle benden nefret edene kadar."Senden nefret ediyorum." dediğinde bile inanmadım sana.Etmiyordun,senden vazgeçmemin zamanı gelmemişti.Gelmedi.Hala gelmedi.Ne zaman gelecek bilmiyorum.O küçük parçayı,seni hala hisseden,senin kalbinin tam üstünde atan,ruhunu okuyan o küçük parça olmasa,bir sabah uyansam ve o parçamı sonsuza kadar kaybetmiş olsam,senden vazgeçebilirdim.Ama her sabah beni uyandıran bu parçayken ben senden vazgeçemiyorum.

Geçsin istemiyorum.Seni çıkarmak istemiyorum hayatımdan.Sanki gidersen,sanki tamamen biterse,bir ömüre ihanet olacak bu.Ben sana bir söz verdim,ben sana,senin hiç duymadığın,senin hiç bilmediğin bir söz verdim.Bu sözü ölene kadar tutucam..Bak hissettim.Evet seni hissettim.Bu sefer kalbim dondu.Çünkü sen böyle hissetmiyorsun.Bunu hissedebiliyorum.Bunu biliyorum.O yüzden ben yalnız devam ediyorum.En kötü anlarımda,ağlarken,acı çekerken bu yüzden ben yalnızım.Bu yüzden ben dibe vurduğumda yalnızım.Kalbimin en derinine kimse giremesin diye.Kalbimin en derininde kalan adına kimse dokunmasın diye.Senden başka birinin bir parçasını istemiyorum.Senden başka birinin hayatını istemiyorum.Senden başka birini istemiyorum.

Bakma bu yazdıklarıma.Hayatıma devam etmiyor değilim,seni bekleyerek ölecek değilim.İnsanlar gelir,gider kimse belki uzun kalmaz...Tabaklar,havlular,yataklar paylaşılır.Sözler söylenir,gülünür,öpüşülür.Ama ben denize baktığımda yine seni görürüm.Bunun lanetini kimse bilmez.Bunun altında ezilmeyi,kimse haketmez.Seni hissettiğim o küçük parça var ya,elimde olsa sadece bir dakikalığına sana verirdim.Sadece bir dakika.O parçanın ağırlığıyla yaşamak nedir bil diye.O parçayı kaldırmak,o parçaya yer açmak,o parçayı taşımak ne kadar zor,ne kadar ölümcül bir şey bil diye.Seni bekleyerek ölmeyeceğim belki evet ama senin bir parçanı taşırken öleceğim.Altında ezildiğim bir parçanın ağırlığıyla öleceğim.Seni son bir kez göremeden öleceğim.Seni son kez gördüğümde son kez olduğunu bilmediğim için bir kez daha sarılamadan öleceğim.Bu hepsinden daha ağır değil mi ?

Sen yaşa diye,ben kendimi her gün öldürmeye devam edeceğim.Çünkü sen iyi ol,yeter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder